Anne

Hamilelik Depresyonu Nedir

hamilelik depresyonu nedir
Hamilelik Depresyonu Nedir?

Depresyon durumunda kötü hissetmek her zaman zordur, ancak hamileyken depresyona girmek özellikle baş etmek zor olabilir. Bir kadının kontrol altına alınmış bir depresyon durumu olsa bile, gebeliği sırasında vücudunun geçtiği hormonal kayma bir nüksetmeye yol açabilir. Kadınların gebelikte doğum sonrası depresyonun (PPD) ilk belirtilerini geliştirmesi yaygındır. Hamileliğin eğlenceli bir zaman olması beklentisi var iken, bunu kabul etmek zor olabilir. Fakat depresyon bir hastalıktır, bir seçenek değildir. Şaşırtıcı bir şekilde yaygındır: Gebelikte 10 kadının yaklaşık 1’i depresyona sahiptir ve gerçek sayı daha da yüksek olabilir çünkü depresyondan etkilenen pek çok kişi bunu kabul etmekte isteksizdir. Klinik depresyonun tedavi olmaksızın gitmesi olası değildir, ancak birçok etkili seçenek vardır. Birçok insan sadece birkaç ay sonra kendini daha iyi hisseder ve neredeyse bir yıl içinde normale döner. Bu yüzden yardım istemekte tereddüt edilmemelidir. Duygusal sağlığınız fiziksel sağlığınız kadar önemlidir.

Hamilelikte Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Yorgunluk veya uyku sorunu gibi bazı depresyon belirtileri hamilelik sırasında normaldir. Ama aynı zamanda üzüntü veya umutsuzluk hissine sahip olduğunuzda, zevk almak için kullandığınız ya da günlük yaşamınızda sevdiğiniz aktivitelere karşı ilginizi ya da zevkinizi yitirdiğinizde, depresyon yaşayabilirsiniz. Günün çoğunda, neredeyse her gün, aşağıdaki belirtilerden beş veya daha fazlasını yaşadıysanız, en az iki hafta boyunca depresyon yaşayabilirsiniz:

Günlük aktivitelere ilgi duymamak ya da hiçbir şeyin eğlenceli olmadığını hissetmek

Günün çoğu için “karanlık”, “üzgün” veya “boş” hissetmek, her gün

Her zaman ağlamak

Son derece rahatsız veya heyecanlı hissetmek

Endişeli hissetmek

Konsantre olmakta zorlanmak

Dinlenme ile düzelmeyen düşük enerji veya aşırı yorgunluk

Yemek ya da uyku düzeninizde değişimler yaşamak, çok fazla yemek yemek ya da uyumak ya da hiç yemek yememek ya da uyumamak gibi.

Suçluluk, değersizlik veya ümitsizlik gibi ezici duygulara sahip olmak

Hayatın yaşamaya değer olmadığını hissetmek

Eğer depresyonda olabileceğini düşünüyorsanız, öncelikle kadın doğum uzmanınızla ardından bir ruh sağlığı uzmanı ile iletişime geçmek sağlıklı bir hamilelik yaşamak için son derece önemlidir. Alınacak önlemler doğum sonrasında da anne-bebek sağlığı açısından faydalı olacaktır.

Hamilelikte Depresyona Sebep Olan Etkenler Nelerdir?

Depresyona, aşağıdakiler ve aşağıdaki etmenlerin kombinasyonu neden olur:

Aile öyküsü: Ailenizde depresyon varsa, daha yüksek bir riske sahip olursunuz ve daha genç yaşta olma olasılığınız yüksektir. Ailede depresyon öyküsü varsa intihar riski de artar.

Kişisel depresyon veya anksiyete öyküsü: Geçmişte depresyon ya da anksiyete ile boğuştuysanız – daha önceki bir hamilelik sırasında ya da daha önceki bir çocuğun doğumundan sonra – hamileyseniz depresyona girme olasılığınız daha yüksektir. Ayrıca, daha önce depresyon ile mücadele eden kadınların halüsinasyonları içeren nadir fakat çok ciddi bir durum olan doğum sonrası psikoz geliştirme riski daha yüksektir.

Yaşam şartları ve stres: Finansal sorunlar, bir ilişkinin sonu, yakın bir arkadaşının ya da aile üyesinin ölümü ya da iş kaybı gibi stresli olaylarla başa çıkmak, depresyona yol açabilir.

Destek eksikliği: Bebeğiniz ile kendi başınıza yaşıyorsanız veya arkadaşlarınızdan veya ailenizden yalıtılmış hissediyorsanız, depresyon riski daha yüksektir. İlişki sorunları veya desteksiz bir ortağa sahip olmak da depresyon riskinizi artırabilir.

Planlanmamış hamilelik: Olmayı planlamıyorken hamile kaldığınızı öğrenmek çok stresli olabilir ve depresyon riskinizi artırır.

Aile içi şiddet: Aile içi şiddet ve duygusal istismarın hamileyken daha da kötüleşmesi çok yaygındır. Bu size olursa, siz ve bebeğinizin güvende olduğundan emin olmak için birisiyle konuşmanız çok önemlidir. Durumunuzu nasıl değiştireceğiniz konusunda uzmanınızla görüşün.

Hamilelik Sırasında Depresyon Tedavisi Nedir?

Durumu yönetmenize yardımcı olacak farklı tedavi seçenekleri vardır. Bunlar psikoterapi, ilaç veya her ikisini de içerebilir.

Hamileyken ilaç almak konusunda endişelenmek doğaldır. Uzmanınız, sizin ve bebeğiniz için ilaçların yararlarını ve risklerini tartar ve bunları açıklar, böylece tedaviniz hakkında bilinçli bir karar verebilirsiniz. Hamile kalmadan önce depresyon veya başka herhangi bir ruh sağlığı için ilaç alıyorsanız, doktorunuzla konuşmadan almayı bırakmayın. Tedaviyi aniden bırakmak anne ve bebek için riskli olabilir. Tedaviyi durdurmanın sonucu depresyonun daha da kötüleşmesidir. Tedavi edilmeyen depresyon hamilelik sırasında yeterli kilo almama ve doğumdan sonra bir bebekle bağlanma sorunları ile ilişkilendirilmiştir. Çok kötü hissediyorsanız, doğum öncesi randevularınıza ulaşmanın zor olduğunu da anlayabilirsiniz ve bu da sizin ve bebeğinizin ihtiyaç duyduğu özeni göstermeyeceğiniz anlamına gelir. Bu aşağıya doğru bir spiralin başlangıcı olabilir. Bu yüzden, olabildiğince hızlı yardım almak çok önemlidir.

Depresyon Bebeği Nasıl Etkiler?

Depresyonun bebekleri nasıl etkilediği hakkında pek araştırma yoktur, çünkü depresyonun etkilerini kadınların hamilelik sırasında aldıkları antidepresanların yan etkilerinden ayırmak zordur.

Hamilelik sırasında tedavi edilmeyen depresyon, bir bebeğin erken doğması veya düşük doğum ağırlığına sahip olma olasılığına bağlıdır. Araştırmalar ayrıca, depresyonu olan kadınlarda doğan bebeklerin irritable olma olasılığının daha yüksek olduğunu ve depresyona girmemiş annelerden doğan bebeklerden daha fazla ağlayabileceğini göstermektedir. Antidepresan almakla ilgili riskler küçüktür ve ilaca, doza ve ne kadar sürdüğüne bağlı olarak değişir. Antidepresanların potansiyel olarak zararlı yan etkileri şunlardır: Erken doğum, bebeğin akciğerlerinde yüksek tansiyon (pulmoner hipertansiyon), üçüncü trimesterinizde antidepresanlar alıyorsanız, bebeğiniz doğumda çekilme yaşayabilir. Bu muhtemelen hafif ve kısa ömürlü olacak ancak nefes alma problemlerini, titreme ve sinirlilik, düşük kan şekeri (hipoglisemi) veya beslenme sorununu içerebilir.

Mutlaka Okumalısın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Okumalısın

Kapalı
Kapalı