Hamilelik

Gebelik Zehirlenmesi

gebelik zehirlenmesi
Gebelik Zehirlenmesi Neden Olur? Belirtileri Nelerdir?

Tıptaki adı preeklampsi, halk arasında gebelik zehirlenmesi & hamilelik zehirlenmesi gibi adlarla bilinmektedir. Halk arasında “zehirlenme” olarak tabir edildiğinde, hastalık hakkında bilgisi ve tecrübesi olmayan kişiler, bunları diğer gıda vb. zehirlenmeler ile karıştırabilmektedir. Fakat bu hastalıkta gerçek bir zehirlenme söz konusu olmamaktadır. Genel olarak hamilelerin %10’unda ortaya çıkan gebelik zehirlenmesi çoğunlukla hafif atlatılsa da, şiddetli olduğu durumlarda hayati risk taşıyan önemli bir sağlık sorunu olmaktadır.

Gebelik zehirlenmesi olarak bilinen bu hastalık, hamile olan kadının rahim yatağını döşeyen ince kıvrık arterlerin aşırı daralması ve buna bağlı olarak plesantanın beslenememesinden kaynaklanmaktadır. Gebelik zehirlenmesi vakaları, zamanında fark edilemediğinde anne ve bebeğin ölümüne yol açabilmektedir. Hayati sonuçları olan bu hastalık hakkında önceden bilgi sahibi olmak, belirtilerini erken fark etmek her hastalıkta olduğu gibi hem tedaviyi kolaylaştırmakta hem de hayati riski önlemektedir.

Gebelik Zehirlenmesinin Belirtileri

Gebelik zehirlenmesi her hamile kadında farklı belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Yaygın olarak görülen gebelik zehirlenmesi belirtileri yüksek tansiyon, idrarda fazla protein atımı, ödem olarak bilinmektedir. El, ayak ve yüzdeki şişliklerin fazla olması ödem olarak adlandırılmaktadır. Fakat bu belirtide dikkat edilmesi gereken nokta, hamileliğin son aylarında doğal olarak görülen el, ayak şişlikleri ile bu belirtinin karıştırılmamasıdır.

Gebelik zehirlenmesine bağlı olarak gelişen ödemlerde diz ile ayak bileği arasındaki bölgedeki ödemlerde parmak ile bastırıldığında iz kalması olmaktadır. Bu da preeklampsi ödemi oluştuğunu belli etmektedir.

Az idrara çıkılması, hamile kadının yüzüğünün birden dar gelmeye başlaması, yüzde şişlik ve ödem oluşması, unutkanlık, bulantı ve kusma, karaciğer bölgesinde ağrı oluşması, karın ağrısı şikayeti, bebeğin hareketlerinin azalması, halsizlik, bilincin bulanıklaşması da gebelik zehirlenmesi durumunda ortaya çıkan bulgular arasında yer almaktadır.

Gebelik Zehirlenmesi Kimlerde Sık Görülür?

Gebelik zehirlenmesi, her hamilelikte ortaya çıkan bir hastalık değildir. Belli bir risk grubu bulunmaktadır. İlk gebeliğini yaşayanlar, 18 yaş altı, 35 yaş üstü hamileler, ikiz gebelik geçiren hamileler, kronik böbrek hastalığı olan kişiler, bebekte su toplaması gibi problemlerin olduğu gebelikler, obez hamileler, dördün üzerinde doğum yapan gebeler, hipertansiyonu olan anne adayları, gebelik şekeri çıkan veya gizli şekeri çıkan hamileler gebelik zehirlenmesi için risk grubu içerisinde yer almaktadır.

Bu grupta yer alan hamile kişilerin semptomları yakından gözlemlemesi, ufak değişikliklerde dahi uzmana başvurması önerilmektedir.

Gebelik Zehirlenmesi Nelere Sebep Olur?

Gebelik zehirlenmesi erken dönemde fark edilmediği ve önlem alınmadığı durumlarda hem bebeğin hem de annenin hayatını riske atmaktadır. Gebelik zehirlenmesine bağlı olarak ölümle sonuçlanan vakalar görülmektedir.

Gebelik zehirlenmesi iki farklı grupta incelenmektedir; Hafif gebelik zehirlenmesi, ağır gebelik zehirlenmesi. Bu iki gebelik zehirlenmesi çeşidi birbirinden farklı derecelerde belirtileri ortaya çıkarmaktadır. Tahmin edileceği üzere ağır grupta yer alan gebelik zehirlenmesi geçiren kişiler de risk daha da artmaktadır.

Hamile kadınlar ağır gebelik zehirlenmesi geçirdiğini şu belirtilere bakarak tahmin edebilir; idrarda protein kaybının artması, günlük idrara çıkışın azalması, görme bozukluğunun başlaması, şiddetli mide ağrısı şikayeti… Bu bulgulara sara nöbetlerinin de eklenmesi ile birlikte beyin ödeminin gerçekleştiği kanısına varılmaktadır.

Gebelikte bu semptomların yaşanmasının ardından beyin kanaması, kalp yetmezliği, pıhtılaşma bozukluğu, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği gelişmeye başlamaktadır. Bebekte de gelişimin gerilediği görülmekte ve erken doğum, ölüm söz konusu bu durumda meydana çıkmaktadır.

Gebelik Zehirlenmesinde Tedavi Mümkün Mü?

Gebelik zehirlenmesinde tedaviye başlanması için hamilenin geçirdiği gebelik zehirlenmesinin türü önemlidir. Eğer anne adayı hafif bir gebelik zehirlenmesi geçiriyorsa uzman doktor tarafından hamile kişi takibe alınmaktadır. Kan değerlerinin ölçülmesinin ardından uygun tansiyon düşürücü ilaçlar ile tedaviye başlangıç yapılmaktadır. Eğer bebek dış ortamda yaşamını sürdürebilecek durumdaysa belirtiler artış göstermeye başlandığında daha fazla geciktirilmeden anne adayı doğuma alınmakta, hayati risk önlenmeye çalışılmaktadır. Bu durumda zaten doğum yani bebeğin anne karnından alınması tek kesin tedavi şekli olmaktadır.

Ağır gebelik zehirlenmesi geçirenlere göre hafif gebelik zehirlenmesi tedavisi daha mümkündür. Ağır gebelik zehirlenmesi söz konusu olduğu durumlarda sara nöbetlerinin başlamaması, eklampsi ortaya çıkmaması için derhal magnezyum tedavisine başlanmaktadır. Doğumun gerçekleşmesinin ardından da annenin tedavisi yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Ağır gebelik zehirlenmesi geçirilmesi durumunda, eklampsi de ortaya çıktıysa hem anne adayının hem bebeğin hayati tehlikesi ortaya çıkmakta, ciddi bir sağlık problemi ile mücadele vermek gerekmektedir.

Gebelik Zehirlenmesi Ne Zaman Ölümle Sonuçlanır?

Gebelik zehirlenmesi geçiren her hamile kadının en büyük endişesi, bebeğin ve kendinin hayati riskinin ortaya çıkması, bu hastalığın ölümle sonuçlanmasıdır. Her gebelik zehirlenmesi, ölüm ile sonuçlanmamaktadır.

Küçük kılcal damarlarda meydana çıkan direnç artışı, bebek ile anne arasında kan alışverişinin sağlandığı bölgeyi etkileyerek bebek için ciddi bir risk ortaya çıkarmaktadır. Çünkü bu durumda bu alanda bir yetmezlik gelişmektedir. Bu nedenle bebeğe az giden kan, az oksijen almasına yol açmaktadır. Bebek ile anne arasındaki kan alışverişinin sağlandığı, tıp dilinde utero plesantal yatak olarak bilinen bölgede basıncın artması ile plesanta erken ayrılmaktadır. Bu durumda da bebek anne karnında kaybedilir.

Gebelik Zehirlenmesi Tekrarlar Mı?

İlk gebeliğinde veya daha önceki gebeliklerinde gebelik zehirlenmesi geçiren kadınlar, daha sonraki gebeliklerinde de bu durumu yaşayıp yaşamayacaklarını merak etmektedir. Tıp dünyasında yapılan araştırmalar bazı durumlarda gebelik zehirlenmesinin tekrarlaması mümkün gözüyle bakmaktadır.

  • Hamile kadın, fazla kilolarından yani obeziteden kaynaklı bir gebelik zehirlenmesi yaşadıysa başka bir hamilelik düşünmeden önce mutlaka kilo vermeli, ideal kilosuna kavuşmalıdır.
  • İkiz gebelik yaşanması gebelik zehirlenmesinin tekrarlaması için en büyük etkenlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Gebelik Zehirlenmesi Engellenebilir Mi?

Geçmiş gebeliklerinde bu durumu yaşayan hamileler, gebelik zehirlenmesine karşı alınabilecek önlemler olup olmadığını çok sık sormaktadır. İdeal kiloda hamile kalmak alınabilecek en önemli önlemlerin başında gelmektedir. Bunun yanı sıra gebeliğin ilk haftalarında anne adayında ciddi bir kilo artışı meydana gelebilmektedir. Bu durumda anne adayları gebelik zehirlenmesinin tekrarlanmasından korkarak stres yaşamaktadır. Ancak gebeliğin ilk haftasında kilo artışının meydana gelmesi, gebelik zehirlenmesinin tekrarlanmasına neden olmamaktadır.

Hamilelik boyunca anne adayı dengeli ve düzenli beslenmeye özen göstermelidir. Yediklerine dikkat etmek kadar uyku düzenini oluşturmak ve stresten uzak durmak da gebelik zehirlenmesini engellemektedir. Gebelik dönemi boyunca ilk haftalarda alınan kilolar problem yaratmazken daha sonrasında alınan kilolar, gebelik zehirlenmesini tetikleyebilmektedir. Bu göz önünde bulundurularak gebelik boyunca yeterli düzeyde kilo almaya, fazla kilo alımını engellemeye çalışmak önemlidir. Bu sadece gebelik zehirlenmesini önlemek adına değil, her yönden sağlıklı ve rahat bir gebelik geçirmek için önemli olmaktadır.

Anne adayı bundan önceki gebeliğinde gebelik zehirlenmesi yaşadıysa hamile kaldığını öğrenir öğrenmez, gerekli tansiyon takiplerini ve kan tahlillerini yaptırmaya başlamalıdır. Hamile kadının bu geçmişi, zaten doktorunun da daha titiz bir şekilde takip etmesine neden olmaktadır.

Gebelik zehirlenmesinde kilonun çok önemli olduğu gibi aynı zamanda tansiyon ölçümlerinin de titiz bir şekilde yapılması ve hamilelik boyunca kayıt altında tutulması gerekmektedir. Bu nedenle anne adayları kesinlikle tansiyon ölçümlerini aksatmamalıdır.

Mutlaka Okumalısın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı