Hamilelik

Doğum Yöntemleri

doğum yöntemleri

Doğum Yöntemleri Neler

Hamilelik dönemi genel olarak sabırlı, heyecanlı ve endişeli bir şekilde geçmektedir. Hamilelik dönemindeki anne adayları bir an önce bebeğine kavuşma heyecanı yaşarken aynı anda doğumun nasıl geçeceği konusunda endişe duyarak telaşa kapılabilmekte. Günümüzde teknolojinin hızlı bir şekilde geliştirilmesi ve ilerlemesi ile birlikte tıp dünyasında da pek çok yeniliklere imza atılmaya başlandı.

Doğum yöntemleri arasında pek çok seçenek bulunması anne adaylarını bir nebze de olsa rahatlatmakta ve güven duygusu vermekte. Doktor önerisi ile anne adayına uygun doğum yöntemi belirlenerek annenin ve bebeğin sağlığı her zaman en ön planda tutulmakta. Başlıca doğum yöntemleri arasında normal vajinal doğum, epidural analgezi, spinal anestezi, suda doğum ve sezaryen doğum yöntemleri bulunmakta.

Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır

Doktorların bebeğin anne karnındaki gelişimine bağlı olarak belirlemekte olduğu doğum yöntemleri anne ve bebek sağlığı için büyük ölçüde önem taşımaktadır. Hamileliğin özellikle son dönemlerinde sürekli olarak gözetim altında tutulmakta olan anne adayı doğum belirtilerinin başlaması ile birlikte doğuma hazırlanır. Doğumun başladığını işaret eden başlıca belirtiler şunlardır;

  • Rahim kasılmalarının sık bir şekilde tekrar etmesi ve gittikçe daha da şiddetlenerek artması.
  • Rahimden kanlı akıntı gelmesi.
  • Suyun gelmesi.

Genellikle doğum belirtilerinin başlamasının ardından yaklaşık olarak 12 ile 24 saat gibi bir süre içerisinde doğum ağrıları daha da kendini göstermeye başlar ve doğum gerçekleşir. Bu aşamada anne adayının herhangi bir durumda hemen müdahale edilebilmesi adına mutlaka gözetim altında tutulması gerekir.

Doğum Yöntemi Nasıl Belirlenir

Doğum belirtileri başlamakta olan anne adayının sürekli olarak tansiyonu, nabzı ve ateşi ölçülerek kontrol altında tutulurken bir yandan da bebeğin doğum kanalındaki duruş pozisyonu, rahim ağzının açılma payı ve bebeğin sağlıklı olup olmadığı sürekli olarak muayene edilerek kontrol sağlanır. Bebeğin rahim ağzına geliş pozisyonuna bağlı olarak doktor doğum yönteminin ne şekilde gerçekleşeceğini belirler ve doğum hazırlıkları başlar.

Bebeğin rahim ağzına geliş pozisyonunun yanı sıra ayrıca bebeğin kilosu ve duruş şekli de doğum yöntemini belirlemekte olan en büyük etkenler arasında yer almakta. Bazı durumlarda doğum yöntemi son anda da değişime uğrayabilmektedir. Örneğin; normal doğum yapılmasına karar verilen bir anne son anda yaşanabilecek olan problemlerden dolayı sezaryen doğuma alınabilmekte.

Normal Doğum Ve Sezaryen Doğum Arasındaki Fark Nedir

Fizyolojik bir olay olarak bilinmekte olan normal doğumda vajinanın açılması ve annenin ıkınması ile birlikte bebek vajinal yol ile doğar ancak sezaryen doğumda ise ameliyat yöntemi ile bebek rahimden alınır ve ameliyat esnasında kesilen dokular tekrar onarılarak doğum işlemi gerçekleşir. Sezaryen ile gerçekleşmekte olan doğumlar normal doğuma oranla çok daha acısız bir şekilde gerçekleşmekte.

Normal doğum sonrası anne 24 saat hastane gözetiminde tutulduktan sonra normal yaşantısına devam edebilmektedir ancak sezaryen doğumda doğum sonrası anne en az 2 ya da 3 gün hastane gözetiminde tutulmaktadır. Bunun yanı sıra sezaryen doğum yapan anne bebeği besleme konusunda da birtakım zorluklar ile karşı karşıya gelebilmekte.  Normal doğumda anne zaten uyanık olduğundan dolayı bebeğini hemen kucağına alabilmekte, sezaryende ise annenin kendine gelmesi için beklenmesi gerekmektedir. Ayrıca normal doğumda herhangi bir sınır bulunmaksızın doğum gerçekleştirilebilmektedir ancak sezaryen doğumlarda belirli bir sınırlama bulunmakta. Bu sınırı aşmak hem anne hem de bebek sağlığını ciddi derecede tehlikeye atmakta. Normal doğum ve sezaryen doğum fark etmeksizin her iki doğum yönteminin de hem avantajları hem de dezavantajları bulunmaktadır.

Mutlaka Okumalısın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Okumalısın

Kapalı
Başa dön tuşu