<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>gebelik,bebek bakımı,hamilelik,doğum</title>
	<atom:link href="http://www.annebilgi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.annebilgi.com</link>
	<description>Gebelik ve Bebek bakımı hakkında annelere özel tüm bilgiler</description>
	<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:58:19 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Gebelikte bebek hareketleri</title>
		<link>http://www.annebilgi.com/gebelikte-bebek-hareketleri-2-165.html</link>
		<comments>http://www.annebilgi.com/gebelikte-bebek-hareketleri-2-165.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:58:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annebilgi.com/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[


 Bebeğinizin hareketlerini hissetmek, gebeliğinizde yaşayacağınız en hoşunuza gidecek şeydir. Sizi en çok üzecek şey de doğal olarak, hareketlerin kaybolmasıdır. İçinizde yeni bir yaşamın filizlenip boy attığını, pozitif bir gebelik testi veya karnınızın büyümesinden, bebek kalp atımlarından bile daha fazla gösteren en önemli şey bebeğinizin hareketleridir. 
Bebeğin hareketlerinin yedinci haftada başlamasına karşın, bu anne tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9419883209941147";
/* 336x280, oluşturulma 19.10.2008 */
google_ad_slot = "8934509727";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></-> <p>Bebeğinizin hareketlerini hissetmek, gebeliğinizde yaşayacağınız en hoşunuza gidecek şeydir. Sizi en çok üzecek şey de doğal olarak, hareketlerin kaybolmasıdır. İçinizde yeni bir yaşamın filizlenip boy attığını, pozitif bir gebelik testi veya karnınızın büyümesinden, bebek kalp atımlarından bile daha fazla gösteren en önemli şey bebeğinizin hareketleridir. <span id="more-165"></span></p>
<p>Bebeğin hareketlerinin yedinci haftada başlamasına karşın, bu anne tarafından fark edilmez. Hareketlerini veya &#8220;canlandığını&#8221; 14. ile 26. haftalar arası herhangi bir dönemde, genellikle de 18. ile 22. haftalar arasında hissedebilirsiniz. Daha önce bebek sahibi olmuş bir kadın, sıklıkla bebeğin hareketlerini daha önce fark eder; çünkü nasıl bir hareket bekleyeceğini biliyordur. Doğal ki, zayıf bir kadın da şişman bir kadına göre bebeğin hareketlerini daha erken fark eder.</p>
<p>Bazen son tahmini doğum tarihi yanlış hesaplandığından, bebek hareketleri geç hissedilmiş olabilir.</p>
<p>Hiç kimse ilk kez anne olduğunu bilmenin nasıl bir şey hissettirdiğini tam olarak söyleyemez, yüz gebe kadın ilk bebek hareketlerini yüz farkı şekilde betimleyebilir. En çok tanımlanan tanımlar &#8220;karında bir kanat çırpınma hareketi&#8221; ve &#8220;kanımda bir kelebek gibi&#8221; şeklindedir. Daha erken bebek hareketleri de &#8220;çarpma veya dirsek atma&#8221;, &#8220;seğirme&#8221;, &#8220;guruldama&#8221;, &#8220;birisinin karna vurması&#8221;, &#8220;kabarcık patlaması&#8221;, &#8220;kıvranma&#8221; , &#8220;çok güzel bir parka tepe taklak yürümeye başlamak gibi&#8221; diye de tanımlanır. İlk bebek hareketi genellikle yanlış bir şekilde açlık ve gaz ağrısı zannedilir. Hatta bir kadın, &#8220;Bluzumda bir böcek geziniyor zannettim, fakat sonradan bunun bebeğimin hareketi olduğunu fark ettim&#8221; diye anlamıştır.</p>
<p>Yirminci haftaya kadar bebek hareketlerinin hissedilmemesi beklenen bir durum olmadığından, hekiminizin ultrasonla değerlendirmesi gerekir. Eğer bebeğinizin kalp atımı güçlü ve her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa, hekiminiz test yaptırmaya gerek duymayacaktır.</p>
<p>İlk bebek hareketleriyle ilgili kaygılar, daha sonra yerini hareketlerin yeterince sık olmaması ya da bir süre fark edilmemesinden kaynaklanan kaygılara bırakır. Bununla birlikte gebeliğin bu döneminde bu kaygılar gereksizdir. Fark edilebilir hareketlerin sıklığı büyük değişkenlik gösterir. Hareketlerin özelliği değişken olmasıdır. Bebek sürekli hareketli olduğu halde bunların yalnızca bir bölümü duyulabilir ölçüde kuvvetlidir. Öteki hareketler bebeğin rahim içindeki duruşundan (örneğin dışa değil iç tarafa dönük tekmelemesinden) dolayı, ya da sizin faaliyetinize bağlı olarak duyulmayabilir (siz yürürken çocuğunuz uyuyabilir ya da uyanık olabilir, veya çok meşgulseniz küçük hareketleri fark etmeyebilirsiniz). Ayrıca siz tam da bebeğinizin en hareketli olduğu dönemde uyuyor olabilirisiniz. (Birçok bebeğin en hareketli olduğu zaman gece yarısıdır)</p>
<p>Gün boyu hiç bebek hareketi duymamışsanız, durumu aydınlatmanın en iyi yolu akşamleyin tercihen bir bardak süt ya da iki saat uzanmanızdır. Sizin hareketsizliğiniz ve içtiğiniz şeyin vereceği enerji bebeğinizi harekete geçirecektir. Yine olmazsa bu kez birkaç saat uzanın, ama bu kez de olmamışsa kaygılanmayın. Birçok anne, 20. haftadan önce bir dönem bir yada iki gün, hatta bazen üç-dört gün boyunca hiçbir hareket hissetmeyebilirler. 20. haftadan sonra telaşa kapılacak bir durum olmasa da (kuşkusuz tahmin edersiniz ki bebeğinizin hareketleri başlamışsa), 24 saat boyunca bebek hareketi duymazsınız hekiminizi aramanız iyi bir düşüncedir.</p>
<p>28. haftadan sonra bebek hareketleri daha düzenli ve kararlı olmaya başlar. Artık yeri iyice daraldığı için hareketleri de sınırlanır. Daralmış yuvasında ancak dönebilir ve kıpırdanabilir. Başı leğene yerleştiğinde artık daha da az hareket edebilir. Araştırmalar, annelerin her gün bebeklerinin hareketlerini kontrol etme alışkanlığını edinmelerinin iyi bir uygulamaya olduğunu göstermiştir. Bu evrede, her gün hareket hissetmeniz koşuluyla, hareketin ne olduğu önemsizdir. Eğer hiç hareket hissetmiyorsanız veya ani panik benzeri bir hareket olursa hekiminize danışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annebilgi.com/gebelikte-bebek-hareketleri-2-165.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum belirtileri</title>
		<link>http://www.annebilgi.com/dogum-belirtileri-163.html</link>
		<comments>http://www.annebilgi.com/dogum-belirtileri-163.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annebilgi.com/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Nişane (kanla karışık akıntı) nin gelmesi
Poşun açılması (Doğum sularının gelmesi)
Düzenli ağrıların başlaması.
Düzenli ağrılar: İlk başlarda 10-15 dakikada bir gelip 15-20 saniye sürer, doğum yaklaştıkça 2-3 dakikada bir gelip 1 dakika süren ağrılar şeklindedir.
Kolay ve Rahat Bir Doğum İçin Şunları Yapınız.
Nişan, kasılmalarla birlikte olan sancı ve/veya suyun gelmesi bize doğum eyleminin başladığını gösterir. Bu üç belirti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nişane (kanla karışık akıntı) nin gelmesi<br />
Poşun açılması (Doğum sularının gelmesi)<br />
Düzenli ağrıların başlaması.<br />
Düzenli ağrılar: İlk başlarda 10-15 dakikada bir gelip 15-20 saniye sürer, doğum yaklaştıkça 2-3 dakikada bir gelip 1 dakika süren ağrılar şeklindedir.<br />
Kolay ve Rahat Bir Doğum İçin Şunları Yapınız.<span id="more-163"></span></p>
<p align="left">Nişan, kasılmalarla birlikte olan sancı ve/veya suyun gelmesi bize doğum eyleminin başladığını gösterir. Bu üç belirti sıra ile değildir. Her kadında ve bir kadının her doğumunda farklı sıralarla görülebilir.</p>
<p>Nişan: gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzında rahmi ve bebeği enfeksyonlardan korumak amacıyla pelte gibi sümükümsü bir tıkaç oluşur. Bu tıkaca da nişan denir. Rahimdeki kasılmaların etkisiyle genişleyen rahim ağzından bu tıkaç düşer. Gebe kadın bunu akıntı şeklinde fark eder. Bu sümüksü tıkaç aynı zamanda hafif pembemsi kanla bulaşmış (ancak kanama olmayan) şeklindedir. Halk arasında buna belirti, nişan, iz de denir. Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir. Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.</p>
<p>Suyun gelmesi: Bebeği koruyan su kesesi gerilmelerin ve kasılmaların etkisiyle yırtılabilir. Bu nedenle amniyon suyu rahimden dışarı akar.Su kesesi üst bölgeden ve sıyrık şeklinde yırtılmışsa amniyon suyu sızıntı şeklinde akabilir. Bu nedenle gebeler idrar kaçırdıklarını ya da akıntı nedeniyle ıslaklık olduğunu düşünebilirler. Amniyon sıvı akıntı gibi koyu, kıvamlı değil, su gibi akışkandır. Rengi açık sarı ya da ıhlamur çayı gibidir. çamaşırda akıntı gibi tabaka bırakmaz. Bu nedenle aksırma, öksürme gibi nedenle olan idrar kaçırmaya benzemez. Ayrıca kendine has bir kokusu da vardır. Bu farklılıkları dikkate alarak ıslaklığın kesenin açılmasıyla ilgili olup olmadığı gebe tarafından ayırt edilir.</p>
<p>Amniyon kesesi yırtıldıktan sonra bebeğin ve anne rahminin mikrop alması kolaylaşır. O nedenle su geldiğinde ya da şüphe edildiğinde hemen hastaneye gitmek gereklidir. Bazen kadınlar su gelse bile ağrılar başlamadı diye hastaneye gitmeyi geciktirirler. Bu durum anne ve bebeğin mikroplarla bulaşan bazı hastalıkları kapmasına neden olabilir.Doğumdan önce su keseleri yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde hisseder. Bununla birlikte yaklaşık 10 kadından birinde doğumun başlaması daha uzun sürer. Zaman geçtikçe yırtılmış amniyon kesesinden bebek ve/veya annenin enfeksiyon kapma riski artacağı için çoğu hekim kese yırtıldıktan sonra eğer beklenen tarih yakınsa 24 saat içinde oksitosinle doğumu başlatır, az sayıda hekim 6 saat içinde başlatmayı yeğler. Son çalışmalar bu noktaya gelmiş bir gebelikte doğumu başlatmak için 24 saatten fazla beklemenin yararı olmadığını, tersine zararı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Vajinanızdan sızıntı veya akıntı geliyorsa hekiminizi veya ebenizi arayın. Bu arada enfeksiyondan korumak için vajina bölgesini olabildiğince temiz tutun; banyo yapmayın veya cinsel ilişkiye girmeyin; amniyon sıvısını emmesi için ped kullanın (tampon değil); kendi kendinizi içeriden muayene etmeye kalkışmayın; tuvalette önden arkaya doğru temizlenin.</p>
<p>Nadiren, bebeğin gelen parçası henüz pelvise yerleşmediğinde ve keseler erken yırtıldığında (en sık olarak bebeğin prematüre veya makat gelişi olduğu durumlarda) göbek bağı &#8220;kendi üstüne katlanır&#8221; rahim boynuna doğru itilir hatta amniyon sıvısının akmasıyla vajinaya bile inebilir. Vajinanızın çıkışında göbek bağı görebiliyorsanız veya vajinanızın içinde bir şey varmış gibi hissediyorsanız hemen hastaneye gidin.</p>
<p>Ağrı: Doğumun başladığını gösteren bir diğer belirti de karında sertleşme ile birlikte ağrının hissedilmesidir. Başlangıçta hafif olan, kısa süren ve seyrek olan bu ağrılar gittikçe daha uzun, şiddetli ve sık hale gelir.</p>
<p>İlk kez anne olacak çoğu kadın (bunlarda doğum sancıları genellikle yavaş başlar ve kasılmalar kademeli olarak artar) güvenle ilk birkaç saati evinde geçirebilir. Ancak kasılmalarınız, çok güçlü başladıysa -en az 45 saniye süren ve 5 dakikadan daha sık gelen kasılmalar- ve/veya daha önce doğurmuşsanız ilk birkaç saat sancıların tamamı olabilir. Büyük olasılıkla doğumun ilk evresi sancısız geçmiştir ve rahim ağzınız bu sürede yeterince genişlemiştir. Hekiminizi aramamak -ve son dakikada hastaneye yetişmeye çalışmayı göze almak- şu an telefon etmekten daha kötü sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Bununla birlikte, ardışık birkaç kasılmayı saymış olmanız iyi olacaktır. Kasılmaları bildirirken sıklıkları süreleri ve güçleri konusunda emin olun. Sakin bir ses tonuyla konuşmak adına rahatsızlığınızı belli etmekten kaçınmayın. (Hekiminiz kasılma sırasında konuşmakta olan bir kadının sesinden doğumun hangi aşamada olduğunu anlama konusunda deneyimli olacaktır.)</p>
<p>Eğer siz hazır olduğunuzu hissediyorsanız, ancak hekiminiz aynı fikirde değilse, &#8220;bekle&#8221; yanıtıyla tatmin olmayın. Hastaneye gidip kontrol yaptırmak istediğinizi söyleyin. &#8220;Her ihtimale&#8221; karşı bavulunuzu yanınıza alabilirsiniz, ancak rahim ağzınız açılmaya yeni başlamışsa eve dönmeye de hazırlıklı olun.</p>
<p>Doğum sancıları başladığında hemen hastaneye gitmeniz gerekmez. Ancak sancılar yaklaşık 4-5 dakikada bir geliyorsa hastanede olmanız gerekir. Bazen gerçek doğum ağrılarını taklit eden yalancı doğum ağrıları gebe kadını ve eşini telaşlandırır ve hastaneye gitmesine neden olur. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ağrıların gerçek mi, yalancı mı olduğunu ayırt etmek için izlemek ve bazı farklılıkları gözlemek gerekir.</p>
<p>Yalancı doğum ağrıları:</p>
<p align="left">Sıklığı, şiddeti bakımından düzensizdir<br />
Dolaşma, masaj ve istirahatle geçebilir<br />
Ağrı bel, kasık ve karında hissedilir<br />
Rahim ucunda yumuşama ve açılmaya neden olmaz.</p>
<p align="left">Gerçek doğum ağrıları:</p>
<p align="left">Düzenlidir<br />
Her durumda devam eder, geçmez<br />
Ağrı bel, kasık ve karında her noktada aynı hissedilir<br />
Yumuşama ve açılmaya neden olur<br />
Evde yapılabilecekler:<br />
Dolaşabilir ya da istirahat edebilirsiniz.<br />
Duş alınabilir.<br />
Masaj yapılabilir. Belden kalçaya doğru ve elin topuğu ile bel ve kalça üzerine basınç uygulamaları rahatlatıcı olabilir.<br />
Valiz kontrol edilebilir.<br />
Sık sık tuvalete gidilerek idrar yapılır.<br />
Yapılması sakıncalı olanlar:<br />
Ağrılar başladığında bir şey yenilmemelidir. Yemek yemek ya da Fazla miktarda sıvı almak kusmaya yol açabilir.<br />
Gerekirse çok küçük miktarlarda sıvı alınabilir.<br />
Biraz enerji verecek, ağızda eriyen şeker, çikolata yenilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annebilgi.com/dogum-belirtileri-163.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Kontrolü</title>
		<link>http://www.annebilgi.com/dogum-kontrolu-161.html</link>
		<comments>http://www.annebilgi.com/dogum-kontrolu-161.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:50:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Doğum Kontrolü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annebilgi.com/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[Cinsellik her insanın bilmesi ve öğrenmesi gereken bir konudur ve doğal bir ihtiyaçtır. Ne var ki çoğumuz cinsellik konusunda yeterli bilgiye sahip değiliz ve cinsellik hala bizi utandıran, kulaktan dolma bilgilerle merakımızı gidermeye çalıştığımız, konuşulması ayıp bir konu olmayı sürdürüyor.
Hayatımızı tesadüflere bırakmamak için, maddi şartlar, kariyer, elde etmek istediklerimiz ve bir takım isteklerimiz gerçekleşmeden çocuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsellik her insanın bilmesi ve öğrenmesi gereken bir konudur ve doğal bir ihtiyaçtır. Ne var ki çoğumuz cinsellik konusunda yeterli bilgiye sahip değiliz ve cinsellik hala bizi utandıran, kulaktan dolma bilgilerle merakımızı gidermeye çalıştığımız, konuşulması ayıp bir konu olmayı sürdürüyor.<span id="more-161"></span></p>
<p>Hayatımızı tesadüflere bırakmamak için, maddi şartlar, kariyer, elde etmek istediklerimiz ve bir takım isteklerimiz gerçekleşmeden çocuk sahibi olmak istemiyoruz. Oysa istenmeyen gebeliklerden veya planlanmamış doğumlardan korunmak elimizde. Bunlara nasıl dur diyebiliriz, doğum kontrol yöntemleri nelerdir, doğum kontrol yöntemlerinden hangisini kullanmamız gerekir, nelere dikkat etmeliyiz? Bu sorularının cevabı hazır.</p>
<p>Ülkemizde pek çok kadın istemediği, hatta sağlık açısından ciddi sakıncaları olduğu halde gebe kalıyor. Uzmanlar doğum kontrolü ya da diğer adıyla aile planlamasını, istenildiği zamanda ve istenildiği sayıda çocuk sahibi olabilmek olarak tanımlıyorlar. Bu konuda bilgili olan çiftler çocuklarının sayısı, sıklığı ve zamanlaması konusunda her türlü baskıdan uzak, özgürce dilediği gibi karar verebiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annebilgi.com/dogum-kontrolu-161.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Evde Bebek Bakımı</title>
		<link>http://www.annebilgi.com/evde-bebek-bakimi-159.html</link>
		<comments>http://www.annebilgi.com/evde-bebek-bakimi-159.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:47:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annebilgi.com/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız hakkında pek çok sorularınız olacaktır. Burada, annelerimizin aklına en sık gelen sorulara yanıtlar vermeye çalışacağız.
Emzirme düzeni : Ilk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız hakkında pek çok sorularınız olacaktır. Burada, annelerimizin aklına en sık gelen sorulara yanıtlar vermeye çalışacağız.</p>
<p><strong>Emzirme düzeni :</strong> Ilk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer taraftan emzirmek gerekir. Ilk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır; bebekte doygunluk hissi uyandırır. Bir göğsü emmesi bu nedenle yeterli olabilir. Günde yaklaşık 10-12 kere emmesi ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi normaldir. Emzirilen bebeğe su vermek gerekmez. Meyve püresi ve pirinçli mama benzeri ekbesinler 6 aydan sonra verilmelidir.<span id="more-159"></span></p>
<p><strong>Dışkı ve idrar sıklığı :</strong> Bebeğinizin ilk ayında dışkı sayısı fazladır (günde 6-8 kez). Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkıları cıvık olur. Dışkı ilk günler yeşilimsi, daha sonra altın sarısı renk alır. Mama ile beslenen bebeklerin dışkıları daha kıvamlı ve sıklığı daha azdır. Bu bebeklerde kabızlık da olabilir. Bebeğin günde en az 6-8 kez idrar yapması gerekir.Bu beslenmenin yeterli olduğunu gösterir. Bir iki ay sonra bebek 2-3 günde bir de dışkılıyabilir, buda normaldir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"><strong>Alt değiştirme :</strong> Bebeğinizin altını sık değiştirin. Beslenme öncesi altı kirli ise veya bebek huzursuz ise bebeğinizin altını değiştirin. Beslenme ile barsak hareketleri artacaktır; bu nedenle beslenme sonrasıda bebeğinizin altını değiştirmeniz gerekebilir. bebeğin altını ıslak pamukla silebilir, çok kirli ise yıkayabilirsiniz. hazır silme bezleri, yolculuklarınızda pratik olacaktır. bebeğin cildi çok hassastır. Islak veya kirli bez uzun süre ( 3-4 saat ) kalırsa PİŞİK olur. Bu durumda bebek cildine uygun pişik kremi uygulayabilirsiniz. Unutmayın kız bebeklerin altları önden arkaya doğru temizlemek gerekir. </span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"><strong>Göbek bakımı :</strong> Göbeğin ve çevresinin temiz ve kuru kalması gerekir. Göbek bağı kullanmayın. Günde 2-3 kere göbek kordonunu dibinden, alkollü pamuk ile silin. Göbeği bezin dışında bırakmaya dikkat edin. Göbek 7-14 gün içinde düşer. Düştükten sonra yerinde hafif bir kanama olması normaldir. Bu durumda alkol ile silebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"><strong>Bebek banyosu :</strong> Göbek düştükten 1 gün sonra banyo yaptırabilirsiniz. Göbek düşene kadar yumuşak bir bezle bebek cildini uygun bir sabunla silin ve daha sonra durulayın. Gün aşırı banyo yeterli olacaktır. Ancak ağzını, çenesini ve genital bölgesini sık sık ıslak, sabun- suz, yumuşak bir bezle silmeniz gerekir. Banyolarında içme suyu kullanmanız gerekmez.<br />
Ancak cildinde yara varsa veya ameliyat geçirdiyse kaynamış ve ılıtılmış su kullanmanız gerekebilir. Bu konuda DOKTORUNUZUN TAVSİYELERİNİ almalısınız. Suyun ısısını, kolunuzun iç kısmını suya daldırarak test etmelisiniz. Banyo sonrasında cildi durulamak son derece önemlidir. Sabun bebek cildini tahriş edebilir</p>
<p><strong>Cilt bakımı :</strong> Her banyo sonrası krem veya yağ sürmek gerekmez. Bebek cildi çok hassastır. Krem ve yağlar sürerek cildin terlemesi önlenirse, ufak sivilceler ve isilik tarzında döküntüler ortaya çıkabilir. Eğer cildi kurur ve çatlaklar gelişirse, bir bebek losyonu veya nemlendiricisini günde 2 kere sürebilirsiniz.Bebeğin cildi kuru ise çok banyo yaptırmayın.Banyonun suyuna bebe yağı eklemek de işe yarayabilir.</p>
<p><strong>Tırnak bakımı :</strong> Bebeğin tırnağını, ona özel bir bebek tırnak makası ile kesebilirsiniz. Uzamış tırnaklarıyla bebek, yüzünü ve gözünün kornea tabakasını çizebilir. Bebek tırnak makasıyla tırnağın keskin ve sivriköşeleri de ince bir törpüyle yumuşatın. Bu işlemi yaparken ya- nınıza bir yardımcı a lmalısınız.</p>
<p><strong>Hapşırık ve hıçkırıklar :</strong> Hapşırık, genze kaçan damlacıkları temizlemek üzere bir reaksiyon, hıçkırık ise solunum kası olan diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkan bir reflekstir. Hıçkıran bebek kısa süre ile emzirilirse bu refleks yavaşça kaybolur.</p>
<p><strong>Yatma pozisyonu :</strong> Bebeğinizi sırtüstü yatırın. Son yıllardaki araştırmaların sonuçlarına göre sırtüstü yatış en güvenli yatma şeklidir. Bebeğin başını uyurken her iki yana çevirebilirsiniz. Bebek uyanıkken yüzükoyun yatırarak kollarının kuvvetlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Yastık ve kuştüyü yorgan kullanmayın. Yorganını göğüs hizasına kadar örtün, başına çekmeyin. Bebeği fazlaca ısıtmayın. Yatağında yumuşak oyuncaklar bırakmayın. Bu önlemler SIDS denilen nedensiz beşik ölümlerini önlemek amacıyla tüm dünya bebeklerine önerilmektedir.</p>
<p><strong>Oda ısısı :</strong> Sizin rahat ettiğiniz oda ısısında bebeğiniz de rahat edecektir. Zamanında doğan bebekler için 21 derece uygundur. Eğer klima kullanıyorsanız, bebeğin üzerine üflememek koşuluyla bebeği odada tutabilirsiniz. Unutmayın, bebek, kapı veya pencerenin aralanmasıyla, çok soğuk olmayan bir ortamda hemen üşümez. Üşüse de hasta olmaz. Aşırı ısıtma, beslenmeye isteksizlik ve uyku haline neden olur. Bebeğin elleri ve burnu soğuksa, ortam ısısı yetersiz demektir. Bu durumda vücut ısısına da bakılabilir. Uzerine bir battaniye örtülerek bebek ısıtılmalıdır. Devamlı soğuk olan bebekler iyi büyüyemezler.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"><strong>Araba Koltuğu :</strong> Hastaneden evinize giderken ve bundan sonraki yolculuklarınızda yeni doğan bebekler için olan araba koltuğu kullanın.</p>
<p><strong>Ziyaretler :</strong> ilk haftalarda yorucu ziyaretlerden kaçının. Bebek bakımı zor da olsa en kolay biçimde evde yapılır. Bebeği kalabalık gurupların içerisine sokmayın. Unutmayın, özellikle kış aylarında, kapalı ortamlarda, virüslerin neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarına çok sık rastlanır. Bebeğin hastalanmaması için öptürmeyin, kalabalıklara sokmayın, ufak çocuklardan uzak tutun. Annenin de lohusa döneminde kendini iyi koruması gerekir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"><strong>Eve giderken gerekenler :<br />
</strong><span style="text-decoration: underline;">Hastaneden çıkarken :</span> Alt bezi, body (iç tulum), tulum, battaniye (tercihen delikli).</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Evde :</span> Pişik kremi, burun aspiratörü (gerekebilir), serum fizyolojik burun damlası, pamuk, pansuman alkolü, tırnak makası, bebek fırçası.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"><span style="text-decoration: underline;">Diğer araç ve gereçler :</span> Araba koltuğu (aynı zamanda ana kucağı gibi kullanılabilir), beşik, alt değiştirme masası, bebek banyosu.</p>
<p><strong>Bebeğinizin ilk kontrolü :</strong> Taburcu olduktan bir hafta sonra yapılır. Bundan sonraki kontrol ve aşılar için doktorunuza danışınız. bebğiniz doktorunu ziyerat ettiğinde tam bir tıbbi muayeneden geçer. Yaşına göre büyüme ve gelişmesi izlenir. Her ay için beslenmesi değerlendirilir ve gerekli diyet önerileri verilir. Belirli dönemlerde kansızlık ve idrar yolu enfeksiyonu taraması, verem testi yapılır; işitme ve görme fonksiyonları değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirilir. Zamanı geldiğinde ev kazalarından korunma, disiplin, tuvalet eğitimi, okula hazırlık, öğrenme güçlüğü, dikkatsizlik, davranış bozukluğu, cinsel ve sosyal gelişim konularında da aile desteklenir.</p>
<p><strong>Şu durumlarda derhal doktorunuzu aramalısınız:<br />
- </strong>Bebek 6-7 saat uyanmazsa,<br />
- Kasık bölgesinde ağrılı şişlik olursa,<br />
- Ateş, popodan, 38°Cnin üzerindeyse, (Fazla ısınmış olabilir. Önce üzerini açın. 15 dakika bekleyin ve sonra derece ile ölçün. Ateşi hala 38&#8242;in üzerindeyse hemen doktorunuzu arayın),<br />
- Tüm vücuda yayılmış sarılık varsa,<br />
- Bezlerinin dışına kadar taşan sıvı tarzında dışkılama (günde 3-4 defa) oluyorsa,<br />
- Üst üste fışkırtır tarzda kusuyorsa&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annebilgi.com/evde-bebek-bakimi-159.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BEBEĞİNİZİ EMZİRİRKEN</title>
		<link>http://www.annebilgi.com/bebeginizi-emzirirken-157.html</link>
		<comments>http://www.annebilgi.com/bebeginizi-emzirirken-157.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:45:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebeklerde beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annebilgi.com/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[Annelerin en çok merak ettikleri konu bebeklerini ne kadar sıklıkla emzirmeleri gerektiğidir. Bebek belli saatlerde değil, istedikçe ve acıktıkça emzirilmelidir. Anne bebeğinin memeyi aramasından onun ne zaman emmek istediğini çok rahat anlayabilir. Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi mutlaka iki-üç dakika kadar sabun ve ılık su ile yıkamalısınız. 
Bebeğinizi emzirirken mutlaka rahat oturmalı ve kendinizi rahat hissetmelisiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Annelerin en çok merak ettikleri konu bebeklerini ne kadar sıklıkla emzirmeleri gerektiğidir. Bebek belli saatlerde değil, istedikçe ve acıktıkça emzirilmelidir. Anne bebeğinin memeyi aramasından onun ne zaman emmek istediğini çok rahat anlayabilir. Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi mutlaka iki-üç dakika kadar sabun ve ılık su ile yıkamalısınız. <span id="more-157"></span></p>
<p>Bebeğinizi emzirirken mutlaka rahat oturmalı ve kendinizi rahat hissetmelisiniz. Genellikle ilk zamanlarda 10 dakika emzirmek yeterlidir. Bebeğe bir memenizi vererek on dakika emzirdikten sonra diğer memenizi vererek on dakika daha emzirin. Bir sonraki emzirmeye bebeğin en son aldığı göğüsten başlayın. Unutmayınki sütün oluşması ve bollaşması bebeğinizin emmesine bağlıdır. Bebek memeyi emerken sadece meme ucu değil göğsün koyu renkli bölgesini tamamen almalıdır. Bebeğinizi memeye iyice yaklaştırmalısınız ve memenin bebeğinizin nefes almasını engellememesine dikkat etmelisiniz. Bazı bebekler ilk günlerde çabuk yorulurlar ve anne göğsünde daha uzun kalmayı tercih ederler. Bebeğiniz doyduğuna kendi karar verir ve memeyi bırakır.</p>
<p>Emzirme sonrasında mutlaka bebeğinizin gazını çıkarmalısınız. Bazı durumlarda gaz çıkarma işlemi emzirme sırasında da yapılmalıdır. Bebeğin gazını çıkarmanın en kolay yolu onun midesinin omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslamak ve sırtını hafifçe sıvazlamaktır. Bebek gaz çıkarma sırasında emdiği sütün bir kısmını çıkartabilir. Gaz sancıları bebeklerin ilk aylarda gelişmemiş sindirim sistemi nedeniyle karşılaştıkları bir sorundur.Gaz sancılarını gidermek ve bebeğinizin gazını daha rahat çıkarmasını sağlamak için bebekler için özel olarak üretilmiş doğal bitki (rezene veya papatya) çaylarını kullanabilirsiniz. Ekstre oranları bebeklerin sindirim sistemine göre ayarlanan rezene ve papatya çayları beslenme aralarında veya beslenme sonrasında bebeğe istenilen sıklık ve miktarda verilebilir. Bu tip bebek çayları, bebeklerin gazını kolay çıkarmasını ve daha rahat uyumalarını sağlarlar.</p>
<p>Göğüslerin yara olmasını engellemek ve iltihaplardan korunmak için göğüs ve göğüs uçlarının bakımına özen göstermelisiniz. Emzirmeden sonra göğüslerinizi ılık suyla temizleyin ve meme ucu kuruduktan sonra birkaç damla süt boşaltıp göğüs ucunuza hafifçe yayın. Bebeğin memeye iyi yerleşmediği durumlarda meme başında hafif çatlaklar oluşabilir. Bu durumda meme başlarına bitkisel yağ sürebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annebilgi.com/bebeginizi-emzirirken-157.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
